EDSİAD, "MARKA KENT EDİRNE" KONULU 2008 YILI MAYIS AYI OLAĞAN YEMEKLİ TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİ (26.05.2008) |
| Haberler >> Ana Sayfa |
Edirne Sanayicileri ve İşadamları Derneği (EDSİAD), 26 Mayıs 2008 tarihinde aylık olağan toplantısını gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Derman KÜÇÜKALTAN’ın konuşması öncesinde EDSİAD üyelerine Edirne’nin yöresel, kültürel ve tarihi değerler hakkındaki bilgi eksikliklerinin giderilmesi; aynı zamanda Edirne’nin Marka Kent olma yolundaki güçlü ve zayıf yanları ile bu konuya dair EDSİAD’ın çözüm önerileri sunusu gösterildi.
EDSİAD’ın Edirne’nin Marka Kent olma yolundaki tespitlerine göre eski bir başkent olarak güçlü yanlarımız: “Osmanlı İmparatorluğu’nun en nadide eserleri, sivil mimarlık örneği evlerimiz, dünya’nın en eski spor organizasyonlarından Kırkpınar Yağlı Güreşlerimiz, müzelerimiz, eğitim ve sağlık hizmeti veren bölgenin en büyüğü olan üniversitemiz. Edirne, sınırda bir kent olması sebebiyle Balkanlara açılan noktada bir ticaret merkezidir. Üç nehir ve üç ülkenin kesiştiği yerde olan Edirne’de turizm için yeterli alt yapı vardır.”
EDSİAD’ın sunusunun ardından Marka Kenti olgusunu daha çok gündemde tutmak üzere konuşmacı olarak konuk edilen Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Başkanı ve Turizm ve Otelcilik İşletmeciliği Anabilim Dalı Başkanı Sayın Prof. Dr. Derman KÜÇÜKALTAN, “Marka Kentler” konulu sunumunu yaptı.
Sunuda KÜÇÜKALTAN, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2007–2013 Eylem Planı’nda seçilen 15 ilin kültür ağırlıklı olduğunun belirlenmesinin aslında dünyada turizmin kültür odaklı gelişim trendinin bir gereği olduğunu söyledi. Yapılan istatistiklere göre dünyada orta yaş ve üzeri turistlerin turizmi kültür ve inanç turizmi ağırlıklı gerçekleştirdiklerinden bahsetti. Kültürel değerleri fazla olan Edirne’nin bu noktadaki şansına dikkati çekti.
Markanın kentlerin, mal ve hizmetlerin kimliğini belirleyen, rakiplerden ayırt eden bir isim, şekil veya bunların bileşimi olduğunu işaret eden KÜÇÜKALTAN, seçilen şehirlerin birer kimliği olduğunu, örneğin Prag’ın kültürel, Safranbolu’nun mekansal, Trabzon’un folklorik özelliklerinin ön planda olmasının markalaşmaya yol açtığına dikkat çekti.
KÜÇÜKALTAN, “Markalaşma farklılaşmadır. Markalaşmak bir strateji işidir. Uzun soluklu, çok emek, sabır, yatırım ve DAYANIŞMA gerektirir. Markalaşma ile müşteri sadakati sağlanır, karlılık artar. Markalaşmada medya gerek şarttır, yeter şart değildir. Talep istikrarı önemlidir. Medya, talep istikrarını ve ilgisini normalden fazla toplayabilmek için bir fırsattır.
Marka ürünün ruhudur. Ürününüze özgün bir ruh katarsanız marka olur. Marka, tüketici için ürünün sigortasıdır. Marka hem imaj, hem de talep yaratır. İmaj müşterinin sınır kapısından girdiği anda başlar, çıktığı anda son bulur. Bunu sağlamak için yaygın eğitim şarttır” dedi.
Geri


